Rock Müziğin Vazgeçilmez İsimlerinden Sabih Cangil ile Çok Özel…

Sabih Cangil

Merhaba, öncelikle okurlarımız için sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

08.05.1960 tarihinde İstanbullu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokulu 1966 – 1971 yılları arasında Çapa 19 İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi 1971 – 1979 yılları arasında Sankt Georg Avusturya Lisesi’nde, üniversiteyi 1979 – 1986 Yıldız Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde bitirdi.

İlkokul yıllarında yarı zamanlı olarak İstanbul Belediyesi Konservatuvarına devam ederek solfej ve piyano eğitimi gördü. Avusturya Lisesi okul korosunda tenor olarak 5 yıl boyunca yer aldı. Koro ile katıldığı yurtiçi ve yurtdışı yarışmalarda birincilik dereceleri aldılar.   Ortaokul yıllarında müziğe olan ilgisi ve sevgisi nedeniyle gitar eğitimi aldı. İlk müzik grubu ile ilk konserini 1977 yılında verdi. 1979 yılında grup RA’ya katıldı ve bu grupla yaptığı çalışmalarla Türkiye’ nin 1981 yılında en iyi on grubu arasına girdi. (Hey Dergisi okuyucu anketi).

1983 yılında henüz üniversite eğitimi devam ederken Turizm Bakanlığı’nın açtığı rehberlik kursu sınavlarını kazanarak Almanca dilinde ülkesel profesyonel turist rehberi olmaya hak kazandı. 1979 yılından beri amatörce sürdürdüğü turizm faaliyetlerine profesyonel rehberlik kokartını aldıktan sonra profesyonel olarak devam etti.

Şu anda turizm faaliyetini rehber olarak, müzik ile ilgili faaliyetlerini ise besteci, yorumcu ve yapımcı olarak devam ettirmektedir.

2006 yılında çıkardığı “içimizdeki pervaneler”, 2014 yılında çıkardığı “farkındayım”, 2016 yılında çıkardığı “muaf olalım”, 2016 yılında çıkardığı B-SIDE ve 2018 yılında çıkardığı “Bu sefer böyle oldu” olmak üzere Türkiye ve Dünya müzik piyasasında 5 albümü bulunmaktadır. Şu anda da konserlerine devam etmektedir. Ayrıca dijital medya dağıtımı yapmaktadır.

Ayrıca yapım şirketi SCP (Sabih Cangil Prodüksiyon ve Dijital Dağıtım) aracılığı ile düzenleme, kayıt, miks, mastering, yayımcılık ve (Spotify, Itunes, Deezer, Muud, Fizy vs gibi platformlara) dijital dağıtım  yapmaktadır.

Peki, hayatınızda dönüm noktası diyebileceğiniz müzikle tanışmanız ne zaman oldu?

İki önemli tanışmam var. 1. İstanbul Belediye Konservatuvarı’ nda piyano ve solfej eğitimine başlamam,  2. Eski grubum RA ile tanışmam.

Aynı zamanda, 80’li yılların önemli gruplarından Ra’nın da kurucusu ve gitaristi olduğunuzu biliyoruz. Ra’nın kuruluşu ve imza attığı işler hakkında neler söylemek istersiniz?

Eski günler ve anılarla yaşamayı çok seven bir insan değilim, ancak Grup RA benim için tabii ki önemlidir. Kurucularından değilim, ancak kuruluşundan kısa bir zaman sonra gruba katıldığım için öyle biliniyor: RA’ya 29 Ekim 1979 da katıldım ve ilk provamızı yapmıştık. Benden önce grubu kuran kişiler: Erhan Akhan (davul), Altan Üze (Bas), Karaca Somer(Vokal), Tamer Sevgen (Piyano ) idi.  Sonraları geçen zaman içinde grubun elemanı olmuş kişiler: Eğer unuttuklarım yoksa: Altan Üze, Erhan Akhan, Faruk Kurtulmuş (gitar), Levent Candaş (Vokal, bas), Levent Gülsün (Klavye), Karaca Somer, Deha Akgün (Vokal), Batuhan Senyücel (Vokal), Murat Tunalı (bas), Serdar Karaoğlu (davul), Ali Otyam (klavye, saksafon), Ömer Nafiz (bas), Nedim Tanyolaç (davul), Hakkı Doğusoy (davul)

Sabih Cangil

1982 TRT programı dışında başka tv programları oldu mu?

Evet oldu. Yine TRT’de (maalesef kaydını çok arayıp bir türlü bulamadığım) Yarım Elma Programı. Canlı çekilen bir programdı. Faruk, Levent Candaş, Hakkı ve ben vardık kadroda.

Ayrıca 2008 yılında Dream TV’de Güven Erkin’ in programında da canlı çalmıştık. Ben Sabih Cangil Band olarak da aynı programda canlı çaldım. Adı sanırım Maksimum Rock idi.

İçimizdeki Pervaneler, Farkındayım, Muaf Oldum, B – Side’ın ardından şimdi de Bu Sefer Böyle Oldu ile dinleyicinin karşısındasınız. Şu ana kadar albümünüzle ilgili aldığınız tepkiler nasıl?

Albüm çıkış tarihinden bu yana daha 1 ay bile geçmedi. Dijital platformların istatistiklerinden takip edebildiğim kadarıyla şu ana kadar stream, download, dinleme ve playlistlere girme açısından ticari anlamda en başarılı albümüm oldu bu albüm. “Birkaç yüz lira” mertebesinde bir gelir bile bekliyorum. Maalesef bu rakam şaka değil. Dijital platformların telif dağıtım oranlarından kaynaklanıyor.

Albümünüzde yer alan Olmuyor ki parçanıza son derece keyifli bir klip çektiniz. Kliple ilgili geri dönüşler nasıl?

Tebessüm ettiren bir klip olduğu için ve (sanırım) parça da beğenildiği için gelen tepkiler ve yorumlar çok olumlu. Youtube’da ilk defa “beğenmedim” işareti hiç gelmedi. En azından şu ana kadarJ Bu da çok normal gelmiyor bana aslında. Ama mutluluk verici. Klibin bence bir özelliği de yurdumuzda hiç yapılamayan bir şey; Sanatçının kendisiyle dalga geçmesi. Türkiye’de herkeste egolar tavanda olduğu ve herkes ağır abi rolünde olduğu için bu çok zor bir tavır. İnsanlar için alışılmamış bir durum 🙂 Gülen insanın mumla arandığı bir ülkede hafif de olsa tebessüm ettirebilmek kolay değil.  Başarabildiysek ne mutlu.  En azından biz çekerken çok eğlendik.

Sabih Cangil - Bu Sefer Böyle Oldu

Bundan sonra bir klip çalışmanız olacak mı?

Olacak. Parçayı henüz belirlemedik. Ama olacak. Klibi de zaten kendi bünyemizde (SCP bünyesinde) çekiyor ve post prodüksiyonunu yapıyoruz. (Tanju Eren sağol)

Peki, şarkılarınızı yaparken etkilendiğiniz müzisyenler var mı?

Vardı. Artık yok.

Geçmiş yılların önemli grupları, müzisyenleri son zamanlarda müzik dünyasına geri dönüş yapıyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler?

Ben müzik dünyasından hiç uzaklaşmadığım için geri dönmem mümkün değil. Grup RA olarak geri dönmenin ise olamayacağını biliyorum. En son 2008 yılında uzun bir aradan sonra çok güzel bir konser verdik. Orada kaldı.

Şu anki müzik piyasası hakkındaki görüşleriniz nelerdir peki? Sizce özellikle rock müzikle uğraşan müzisyenler hak ettikleri yerde mi?

Bence tam hak ettikleri yerdeler. Rock müzik alanında üretimin ya da en azından üretme çabasının yok denecek kadar az olduğu bir ülkede daha iyi bir yerde olamazlar. Az sayıda özgün parçalar yapabilen grup ve müzisyenler de zaten ticari ve bilinirlik anlamında çok yukarılara çıkıyorlar. Zor bir iş olmasına rağmen “cover” çalarak gelebileceğiniz en iyi yer büyükçe bir mekanda hafta sonu cover çalmaktır. Daha yukarısı dünyada yok. Tabi amuda kalkıp ateş yutarken bir Malmsteen solosu çalma gibi bir yeteneğiniz varsa durum farklı olabilir.

Sizi seven dinleyicileriniz, hayranlarınız için şu anda belli olan, söyleyebileceğiniz bir konser programınız var mı?

Şubat ayında başlayarak yeni albümü de çalacağımız konserler olacak. Ama kesinleşmiş bir tarih yok.

Son olarak sizin söylemek, belirtmek istedikleriniz neler?

Benimle söyleşi yapmak istediğiniz için çok teşekkür ederim.

Bir sanatçı bir yapımı müzik piyasasına çıkarıp,  “isteyen dinlesin, istemeyen dinlemesin, ben kendi müziğimi kendim için yapıyorum” diyorsa bu net bir yalandır. Her sanatçı daha geniş kitlelere ulaşmak ve onlar tarafından beğenilmek için yapımını piyasaya sürer. Sadece kendisi için yapıyorsa oturup arkadaşlarına, ailesine, kumsaldaki sevgilisine çalsın ve müzik piyasasını boş yere işgal etmesin.  Bu yüzden bütün okuyucularınızın beni dinlemelerini ve üstüne üstlük bir de beğenmelerini dilerim. Daha fazlasını istersem de namerdim. 🙂

Sevgilerimle

Değerli vaktinizi ayırdığınız için Çerezzine ailesi olarak çok teşekkür ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR