
Kitap sayfalarının arasında unutup kurutmaya çalıştıkların
-bizatihi kendi duyguların
Renkli yaprakları sana güzel günleri hatırlatan
O çiçekler değil artık…
Ruhunu kurutan sararmış sayfalar.
Teşhir edemediğin duyguların senden ne kadar uzağa gidebilir?
Göğüs kafesinin altında patlamaya başlayan öfken,
Midene baskı yapan baskı,
İçin zehirli,
Her biri ayrı ayrı iltihaplanmış organların
Kanın zehirli
Dudakların patlasa emilmeyecek kırmızı damlaların,
Yönetilemeyecek kadar büyük
Karanlık
Soğuk olduğu kadar alev alev
Buz gibi bir kaynama noktası
-öfke
Hissetmemek için kendinden
Ve
Hissetmemek için aynalardan kaçacağın kadar büyük
Kanalizasyon giderlerine kussan da içtiğin ucuz şarabı
Her bir atışında kalbinin damarlarından hücrelerine yayılacak
Geçip karşıdan bakabilirsen,
Muazzam.
Hayır, bu tabloyu siz yaptınız!
Dünyanın tüm insanlık suçları,
Tüm cinayetler ve tecavüzler
Savaşlarda çocukluğunu kaybeden büyümemiş bedenler
Bir soykırım
İnsanın kendi kendini kırabilme gücü
Paramparça edebilme
-tuz ve buz.
Geriye kalan bir parça toz elinde
O yaşadıkları günleri unuttuğun çiçekler gibi
Sahte
Maskelerini ellerinde yoğurduğun
Parmak uçlarınla boyadığın
Teker teker her biri sadece sana oynamış duyguların
Ve perde…
AYSU UZER





Bir yanıt yazın