
Merhaba değerli çerez tabağının sakinleri. Öncelikle ilginiz için sizlere teşekkürlerimizi bir borç bilirim. Konu bugün benimle ilgili. Hiç doğmamış kızım için yeni doğmuş bir kızıma yazıyorum.
Geçen hafta hayatımın en güzel haberlerinden birini aldım. 9 aydır heyecan ve merakla beklediğim ASYA bebek doğdu. Tertemiz güler yüzlü bir bebek. Bu konunun en önemli yanı ise benim dostluktan daha öte bir bağla bağlı olduğum bir arkadaşımın çocuğu olması. Size şöyle tarif edeyim beraber gülmekten çok beraber ağladığım, beraber hayal kurup beraber savaştığım yeri geldiğinde aynı şeye beraber kızdığım bir arkadaşım. Kardeş kelimesi bizim ilişkimizi anlatmaya pek yeterli değildir. Ailelerinden uzakta büyümeye çalışan iki küçük çocuktuk tanıştığımızda. Evlerinden ilk kez uzak kalmış korkak gözleri olan. Nasıl tanıştık hatırlamıyorum. Zaten insan en iyi dostlarıyla nasıl tanıştığını hatırlamıyor. Hayatımızın en kritik virajlarında farklı şehirlerdeyken bile berber bulduk kendimizi. Zor kararlar alırken, güzel şeyler yaparken beraberdik. Arada kilometreler milyonlarca insan dağlar ovalar denizler varken beraber ağlamayı başardık. Ve bu adam benim ben onun hayalini yaşıyoruz. Hiçte bile kıskanmıyoruz bizi mutlu ediyor.
Sevgili Asya;
Sana deli Kaju Amcan olarak yazmaktayım. Annen ve baban seni öyle merakla beklediler ki. Sen daha yeni yeni filizlenirken haber verdiler geleceğini. Aptal bir yerde aptal bir işle uğraşıp aptal bir aşkın ızdırabını çekiyordum. Gözlerim dolu dolu dinledim babanı. Ve asla doğmayacak dediğim kızım senle filizlendi. Tekrar tekrar dinledim. Ağladım ve dinledim. Bu Kaju amcanı zaten bir baban ağlatabilirdi. Mutluluktan kabıma sığamadım. Senin için ciciler seçtim Kaju babaannenle. Kusura bakma pek becerikli bir adam değilim, sadece severken ölçüyü ayarlayamam bu kötü mü onu bilemedim? Ama sen bize bakma olur mu? Dünyanın yörüngesinin kaydığı dönemin çocuklarıyız biz. Punk, rock metal, hip-hop dinleyerek büyüdük. Delirmemiz normal bence. Ama sana ilk armağan şarkım kesinlikle Erkin babadan olacak. Aklıma kazıdığım bir sözü aklına kazımak için. Acele etme yaşamak konusunda. Erkin baba sana seslenecek yavaş yavaş “BİR YERLERDEN GEÇİP BİRDE GİDERKEN VAR OLMAK YOK OLMAK YOK OLMAK NE FARK EDER Kİ?” diyecek. Hayatını hızlandırmana gerek yok yani. Büyümek için acele etmene de. Sana göstereceğimiz çok şey var. Mesela babanla benim en büyük hayalimiz yeşil vosvosları göstereceğiz. Dağları, tepeleri, bulutları, kuşları. Merak ettiğin her şeyi sana göstereceğiz. Mesela baban anlamaz ama ben o konuda iyiyimdir ofside ve futbol konusu bende. Hayatı futbol maçı olarak görmene ben yardımcı olurum. Baban kaliteli müzik dinler merak etme bu konuda ondan çok şey öğreneceksin ama benimde bir iki küçük numaram var. Sana yola çıkmayı öğreteceğiz mesela ve çıktığın yoldan eve dönmenin güzelliğini. İnsaları sevmeyi öğreteceğiz bu nefret ikliminde. Hem de insanlara rağmen sevmeyi affetmeyi.
Küfür etmeyi ben öğreteceğim sana. Kızdığında yerine oturtacağın küfürleri. Düşlerine ulaşman için önünde engeller olacak ya işte onlarla savaşmayı göstereceğim sana. Geri kalanını baban kaldırmaya çalışacak zaten. Aşkı öğreneceksin ama aşk acısını nasıl çekeceğini öğreteceğiz. Onsuz yapamam dediğin herkesle nasıl yapabileceğini. İçin parça parça iken bütün halinde kalabilmeyi. Mesela en çok sana öğretmek istediğim şey doğrularından asla vazgeçmemek. Bak bu önemli çünkü hayallerimize verdiğimiz bir isim doğru. Doğru zordur yolu karmaşıktır. Ama zoru başarabilmektir doğruluk. Yoluna taş koyanlar olacak ya işte onlara gülümsemeyi ve affetmeyi öğreteceğim.
Karanlıklara nasıl aydınlık olunur yada canavarlar gerçekten var mıdır nerelerdedir konularını anlatacağım sana. Gerçek aşkın kıymetini. Her üzüldüğünde liman olacağız sana merak etme. Her şeyi yaşacaksın bizde seninle beraber yaşayacağız.
Sevgili Asya artık susma vaktim geldi. Babanı ve anneni çok seviyorum ama bil ki seni de en az onlar kadar seviyorum…





Bir yanıt yazın