Hıdır Murat Doğan; “Belki de derdimi birine yüz yüze anlatmayı değil de kağıtlara dökmeyi tercih etmiş bulundum”

Hıdır Murat Doğan

Sevgili Hıdır Murat Doğan, merhaba öncelikle okurlarımıza biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ailemin tek çocuğuyum. Esasen bir ilkokul öğretmeniyim. Ancak aynı zamanda bir çok insan beni özellikle edebiyat dünyasında yaptığım çalışmalarla bir illustratör olarak tanır. Çeşitli fotoğraf, kısa film, belgesel ve müzik çalışmalarıyla da uğraşıyorum. Tüm bunlarla birlikte kendince bir şeyler yazmaya ve çocuklar ile bu dünyaya güzel bir gelecek bırakma çabasında olan bir yazarım.

Yazar olmaya nasıl karar verdiniz ve hikâyeniz nasıl başladı?

Aslında yazar olmaya karar vermedim. Süreç beni buralara getirdi. Bence herkes birer yazardır. Yalnızca bazılarımız zihnimizi kağıtlara dökebiliriz. Benim de böyle oldu. Belki de derdimi birine yüz yüze anlatmayı değil de kağıtlara dökmeyi tercih etmiş bulundum. Öncelikle birkaç arkadaşımın “ya bunları dergilere gönder” içerikli ön ayak olma cümleleriyle çeşitli yayın organlarında yazıp çizmeye başladım, sonrası bu.

İlk iki kitabınız “Kütürt” ve “Soğuk Masal” okurlar tarafından çok beğenildi. Şimdi de yeni kitabınız “Biraz Ormanda Saklanacağım” ile okurların karışındasınız. Bizlere biraz kitabınızdan bahseder misiniz?

“Kütürt” ve “Soğuk Masal” çoğunlukla kurgusal karakterlerden oluşan, bir çeşit öteki dünya ve arka sokakların hikâyeleriydi. O günden bugüne farkettim ki; kendi hikâyem de anlatılması gereken gerçek birer “ötekilik” hikâyesiydi.

“Biraz Ormanda Saklanacağım”da metaforik bir düzlemde birinci ağızdan kendi hikâyemi anlatıyorum. Kitapta yorgunluğumu okuyucumun elinden tutarak tane tane anlatmaya onunla birlikte ormanımda dinlenmeye çağrıda bulunuyorum.

Okuyucuyla birlikte iyilik, merhamet, vefa, vicdan, insanlık, adalet, mutluluk, acı gibi kavramların ağza ciklet edildiği dünyanın suratına kapımızı kapatıyoruz. Birlikte bir yolculuk yapıyoruz kısacası.

Şahsen kitabı çok beğendim, genel olarak aldığınız yorumlar nasıl ve ne yönde?

Çoğunlukla fazlasıyla olumlu yorumlar alıyorum. O yolculuktan büyük zevk aldıklarını söylüyorlar. Hiç karşılaşmadığım insanlardan “Sana sarılmak istiyorum” mesajları alıyorum.

Değerli yazar Altay Öktem “Ne zamandır insanın ruhunda bu denli savrulmalar yaratan bir kitap okumamıştım.” demişti. Benim için çok önemli bir yorumdu bu.

Yani kısacası, okuyucuyla acımızı bölüştüğümüzü görüyorum.

“Biraz Ormanda Saklanacağım” çok özel bir ödüle layık görüldü. Sennur Sezer Emek-Direniş Öykü Ödülü. Neler hissetiniz? Bizlere biraz bahseder misiniz?

Sennur Sezer gibi meselesi olan bir şair ve yazar adına verilen ödülün sahibi olmak tarif edilemez bir duygu. Onun yolunda yürümüş olmak onun elini tutmak gibi. Dizesinden emek, cümlesinden direniş akan bir insandı Sezer. Pamuklara sarmalanmış köşklerde, rütbelerde, kariyerlerde, torpilli kazançlarda, popülist dünyalarda değil halk otobüslerinde, fabrika kapılarında, sokakların kıyısında yazılmış ve yapılmış her şey çok daha onurludur. Ben o yolun yolcusuyum.

“Biraz Ormanda Saklanacağım” hayata dair çok özel şifreler veren bir kitap, size göre en önemli noktası nedir?

O ormana astığım aynalarda insanın kendisini görme amacını güden bir kitap Biraz Ormanda Saklanacağım. İçinizdeki iyiliği de kötülüğü de kendi suretinizle görmenizi sağlamayı amaçlıyor. En önemli noktası bana göre bu: Kötülüğün normalleştiği dünyayla yüzleşme.

Hıdır Murat Doğan

Yazarlığın yanında eğitimci bir kişiliğinizde var, bir eğitimci olarak ülkenin kitap okuma konusundaki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eğitimci arkadaşlarımızın sınıflarını çocuklara “kitap oku” öğütleriyle süslediği ancak okumadığı araştırmadığı günlük popüler sohbetlerle çocukların düş evrenini yamaladığı bir ülkede yaşıyoruz. Çok acı durumdayız. Eğitimcilerimiz böyleyse toplumdan ne bekleyebilirsiniz ki?

Üç kitabınız da kanımca çok değerli fakat son kitabınızı diğerlerinden farklı kılan en önemli durumlar nelerdir?

Elbette kendini geliştirmeye ve değiştirmeye çalışan bir yazarım. İnsanın üslubu bile zaman içinde oturuyor. Kendi dilini kurmaya başlıyor. Biraz daha ayakları yere sağlam basan bir dil kullandığımı düşünüyorum bu kitapta. Öykü derinliğini de önceki kitaplarımdan daha iyi vermeye çalıştım.

BibliyoMag yakında açılacak. Bu konuda bizlere bilgi verir misiniz?

BibliyoMag’i kurucu arkadaşlarımızla birlikte şöyle tanımlıyoruz. Edebi, kültürel ve sanatsal içerik evreni. Popülizme, özentiye ve çalıntıya kaçmadan yeni ve nitelikli şeyler üretmeye talibiz. Biz de buradayız, demek istiyoruz.

Müzikle de ilgilisiniz, ileride bu anlamda ciddi birseyler düşünüyor musunuz?

Elbette. Müzik bin yıllardır belki de tüm insanlığın -az veya çok- ortak dili, ortak yazgısı, ortak yeteneği. Bu bağlamda müziksiz bir dünya düşünemiyorum. Kendi adıma modern müzik çalışmalarının yanında otantik bağlamda müzikal çalışmalar yapıyorum. Henüz belki çok başındayım. Daha pişmem gerek.

Biraz Ormanda Saklanacağım’ı iki kelimeyle özetlesiniz bu cümleler ne olur? Ve bir soundtrack’i olsa hangi şarkılar olur?

“Vazgeçmeler kitabı” diye tanımlayabilirdim onu. Sanırım tam karşılığı bu. Hayatımız vazgeçmeler üzerine kuruluymuş gibi geliyor bana çünkü.

Soundtrack içinse şunları söyleyebilirim. Yazarken mutlaka müzik dinlemek gibi bir alışkanlığım var. Gerçekten soundtrack ve benzeri enstrümental kaynaklardan oluşan listelerim var. Ancak sanırım en çok Bonobo’dan Second Sun, Kerkville’den Bowed, Martin Lindgaarden’den Montauk, Dustin O’Halloran’dan We Move Lightly, Ed Carlsen’den Rain, Tambour’dan Silhouettes, Goldmund’dan Threnody, Nils Frahm’dan Winter Morning ve Those Who Ride With Giants’tan The Scent of the old Ocean gibi parçalarla yazdım.

Hıdır Murat Doğan

Fanzin kültürü hakkında neler düşünüyorsunuz?

Uzun yıllar fanzin dünyasının içinde bulundum. Türkiye’de fanzin kitap basan ilk oluşum olan Kaos Çocuk Parkı Kolektifi’nde yazarlık, illustratörlük ve genel yayın yönetmenliği yaptım. Bu dünyayı fazlasıyla önemsiyorum. Sesini duyurmaya çalışan, yetenekli ve kusursuz işler çıkaran arkadaşlarımız var. Görülmeli, dikkat edilmeli ve mutlaka okunmalı.

Herkes sizi okuyor. Siz hangi yazarları mutlaka takip ediyorsunuz ve bizimle paylaşmak istediğiniz kitaplar var mı?

Öncelikle bir öykücü olarak Sait Faik, Yaşar Kemal, Sevgi Soysal, Bekir Yıldız, Fakir Baykurt, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Ferit Edgü gibi isimlerin yolunda yürümeyi amaçlıyorum.

Günümüz Edebiyat dünyasından ise Barış Bıçakçı, Aslı Tohumcu, Hakan Bıçakçı, Melisa Kesmez gibi isimleri takip etmeye çalışıyorum. Tek bir kitap ismi önermeyi doğru bulmuyorum açıkçası. Bir serüven gibi, hepsini okuyalım.

Son olarak sorularımızı yanıtladığınız için çok teşekkür ederiz. Okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Çerezzine okuyucularına ve sizlere çok teşekkür ederim. Aydınlık bir yarın için üreterek yaşayalım…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR