
Merhaba, öncelikle teşekkür ederiz. Oldukça köklü bir grup olan Metalium’u genç nesil, yeni dinleyiciler için tanıtır mısınız?
Metalium 1985 yılında kuruldu. Kurucu kadro; Mazhar Şiringöz, Kerim Ugan ve M.Ali Dündar 1988 yılından itibaren konserlere başladı.
Diskografi
Albümler
1990 Behind the Power
1995 Suffer
2020 Tenebris
Demolar
1989 Servants of Death
1991 Bööaahh
Müziğimiz sert, hızlı, agresif ve karanlık.
Şarkı sözlerimiz genelde hem toplumun hem bireyin sorunları, dünyanın kaotik ve distopik ortamını anlatır.
Mevcut kadromuz
Mazhar Şiringöz / Gitar,Vokal
Barış Eroğlu / Gitar
Yetkin Taşkın / Bas
Ayhan Ergönül / Davul
25 yılın ardından yeni bir albüm yayımladınız. Albümün hazırlık süreci nasıl geçti ve albüme gelen yorumlar şu ana kadar nasıl?
Uzun bir süreç oldu 2013 yılında Yetkin’in aramıza katılmasıyla tam anlamıyla albüme ve yeni parçalara konsantre olduk. Elimizdeki materyalleri sürekli bir araya gelerek düzenledik ve parçalar ortaya çıktıkça prova ile pekiştirdik. Zaten düzenli olarak prova yapan bir grubuz öyle bir disiplinimiz var. Tabii başka işlerimiz de olduğundan biraz uzun bir süreç oldu aynı zamanda biraz da kılı kırk yardık kolay değil 25 yıl sonra bir albüm çıkartıyorsunuz. Ama sonuçta içimize sinen bir albüm oldu ve hazır hissedince stüdyoya girdik. Çıktığı tarih itibariyle şanssız bir dönem henüz lansman anlamında bir aksiyon alamadık ama şimdilik gelen tepkiler gayet güzel. Umarım şu günler geçince daha yoğun bir döneme gireceğiz özellikle konser anlamında.
Peki, metal/rock müzikte sizin gibi yıllar sonra dinleyicilerine, sevenlerine sürpriz yaparak dönen diğer gruplar ya da uzun süre sonra gele albümler hakkındaki düşünceleriniz neler? Metal/rock piyasası bir hareketlenme içerisinde diyebilir miyiz?
Uzun bir zamandır hem yerli hem yabancı piyasada böyle geri dönüşler var evet. Gördüğüm kadarıyla da gayet başarılı işler çıkıyor. Tabii bir hareket olduğunda herkese cesaret veriyor ve zaten var olan o dürtüyü ortaya çıkartıyor. Tekrar üretmeye ve bunu ortaya koymaya başlıyor gruplar. Bir anlamda kelebek etkisi. Bu da tabii ki piyasada bir canlanma yaratıyor. Mesela çok yakın zamanda Tears albüm yaptı ve başka grupların da yeni bir şeyler yapmak için çalıştığını duyuyoruz. Özellikle yerli piyasada Lanethli konserlerin bu konudaki etkisi ve katkısı yadsınamaz ve grupların bu konserlerden çok olumlu ivmelendiği kesin.

Yıllar sonra gelen modern ama oldschool tarzınızı koruyarak yaptınız albümü, bu çok zor olsa gerek. Bu ruhu ilk günkü gibi korumak ve de günün modern sounduyla sürdürmek, tüm bu süreçler nasıl gelişti?
Oldschool her zaman içimizde olan bir tarz. Hep dinlediğimiz bir olay ama yeni soundlar ve yeni grupları da takip ediyoruz ve bütün bunlar içimizde harman oluyor tabi ve bu da bestelere yansıyor. Zaten sadece bir yere takılıp kalırsan çok doğru olmaz. Sonuçta kulağında ne varsa, beste yaparken bunlar yön veriyor ama burada her ikisinin de dozu çok önemli yani dengede olması lazım. Oldschool ruhunu vermelisin ama modern bir şekilde de sunabilmelisin hem sound hem müzikal yapınla. Sanrım başardık bunu yeni albümde. Burada kayıt ve mix aşamasında çalıştığımız Arın Baykurt’u söylemeden geçemeyeceğim bu anlamda katkısı çok büyük albümde.
Behind The Power ve Suffer yerli metal tarihimizin en özel albümleri arasında yerini aldı. Bu iki başyapıt sonrası, üstelik yıllar sonra yeni bir albüm yapmak nasıl bir duygu ve bu iki albüm kıyaslandığında sizin için nerede durmakta?
Evet ilk 2 albümümüz hem bu piyasa için çok önemli bir yerde hem de bizim için. Özellikle Suffer gibi çıtayı çok yükselten bir albüm sonrası kolay değil onun altında kalmadan hatta daha da yukarı taşıyacak işler yapmak. Bu gerçekten seni hem zorlayan hem de daha mükemmeliyetçi yapan bir durum. Sürecin uzun olması da bununla çok ilgili. Fakat kesin olarak söyleyebilirim ki Tenebris Metalium’un en iyi işi oldu daha iyisini yapana kadar. Gerek parçalar, gerek müzikal yapı, gerek prodüksiyon, kayıt, kapak her şeyiyle…
Albüm dijital platformlarda yayınlandı. Peki, CD, kaset ve plak olarak ne zaman, hangi firmadan yayınlanacak?
Aslında bu satırları okurken yayınlanmış olacaktı. Nisan ayında bir lansman konseri planlıyorduk ve o konserde fiziksel materyalleri de sunacaktık CD, plak ve kaset olarak. Corona bu planları bozdu şimdilik ama normale döndüğümüzde ilk işimiz lansman ile birlikte onları da piyasaya çıkarmak. Şu an hazırlar.
Kısa bir süre evvel Masters of Thrash gecesinde eski dostlarınızla sahne aldınız. Bu sizin için nasıl bir duyguydu?
Müthiş bir şey tabii ki. Daha önce bu 4 grup birlikte hiç sahne almamıştı. Kendi döneminin ve türünün en önemli gruplarının bu kadar yıl sonra aynı sahnede olması bundan bir kaç yıl önce bir hayaldi ama sevgili dostumuz Çağlan sayesinde gerçekleşti. Onu tekrar anıyoruz bu vesileyle. Konser de gayet güzeldi.
Tenebris albümünüzde şarkılarınızı yazarken hangi konulardan beslenip, bahsettiniz?
Tenebris dünyanın karanlık, distopik ve kaotik bir çağından bahsediyor. Genel olarak şarkılar bu yönde. Aslında bir nevi kıyamete yakın bir dönem gibi duruyor ve bakınca tam da görünen bu aslında. Yani hiçbir şey daha iyiye gitmiyor tam tersi daha kötü bir senaryoya doğru yürüyoruz, bu yüzden ne görüyor ve hissediyorsak ve de yaşıyorsak onu anlattık.
Şu anki metal, özellikle de thrash metal hakkındaki düşünceleriniz neler? Sizce gerçekten özellikle ülkemizde hak ettiği ilgiyi görüyor mu?
Metal zaten genel müzik piyasasında daha az pazar payı olan bir tür özellikle de burada. Ama yine de ben bizde çok iyi bir potansiyel olduğunu düşünüyorum sadece onu nasıl değerlendireceğiniz önemli burada da ülke şartları ve ekonomi devreye giriyor. Zor tabii bütün bunlara rağmen yapmak ama iyi işler olduğu sürece bence dinleyiciler gerekli karşılığı veriyor. Ne kadar çok grup çıkarsa ve ne kadar çok konser olursa o kadar da gelişecektir, mücadeleye devam yani.

Peki, çalışmalarını takip ettiğiniz gruplar ya da müzisyenler var mı dünyadan ve de ülkemizden?
Çook. Benim en başta her zaman favorim ve idolüm Kreator her şartta ne yapsa takipteyim. Onun dışında da çok grup var tabii takip ettiğim özellikle son 10 yılda Kuzey Death ve Black Metali. Ülkemizde de çok grup var ve hepsini olabildiğince takip etmeye çalışıyorum ve gerçekten yeni nesilde çok çok iyi gruplar var ve müthiş çalıyorlar bu çok iyi.
Geçirdiğimiz bu zor dönemde dinleyicilerinize ve de Çerezzine okurlarına tavsiye edebileceğiniz gruplar, albümler var mı?
Çok var tabii ama son zamanlarda dinlemeye başladığım 2 gruptan özellikle bahsedeceğim Warbringer ve Black Dahlia Murder çok çok iyiler. Bir de yeni olmasa da son zamanlarda tekrar keşfettiğim Septic Flesh. Son olarak Moonspell yeni albümü tavsiyemdir çok sevdim özellikle Luna parçası.
Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz ve de hepimizin hayatına bir şekilde dokunmuş olan sevgili Çağlan Tekil adına neler söylemek istersiniz peki? Sizin için, sizin hayatınızdaki yeri nasıldı kendisinin?
Ona sayfalar yetmez tabii. Çağlan bu piyasaya biraz ucundan girmiş olan herkese mutlaka dokunmuş biriydi. Bu müzik adına yaptıklarını burada anlatmama gerek de yok zaten ama benim için ve Metalium için bambaşka bir anlamı var Çağlan’ın. Neredeyse ilk günlerden beri hep birlikteydik, Metalium’un her adımında yanımızdaydı aslında o da Metalium’du ve onun attığı her adımda da biz yanında olmaya çalıştık. Biz bir parçamızı kaybettik, ne mutlu ki onunla çok fazla şey yaşadık ve çok anımız var ve bunları düşünerek avunacağız, başka yolu yok.
Son olarak Çerezzine okurları için neler söylemek, neler eklemek istersiniz?
Bol bol metal dinlemeye devam, tabii bol bol Tenebris dinlemeye de. Şu günler geçince konserlerde birlikte olacağız ve şarkıları birlikte söyleyeceğiz. Gerçekten çok özledik o birlikteliği. Herkes kendine dikkat etsin bu süreçte eksiksiz bir şekilde buluşalım tekrar. Daha da güçlü bir şekilde.
Bu söyleşi için de çok teşekkürler Çerezzine ailesine…





Bir yanıt yazın